Her şey eski bir sandıkta bulunan yıpranmış bir masal kitabıyla, büyüklerimizin akşamları anlattığı efsanelerle ve bir Antik Yunan tapınağı gezisinde doğan merakla başladı. Unutulmaya yüz tutan halk hikayelerini toplamaya, yazmaya ve yeniden anlatmaya o gün karar verdik.
Başta yalnızca yakın çevremizle paylaştığımız birkaç eski halk hikayesiydi bunlar. Ama ilgi öyle hızlı büyüdü ki, mitoloji ve folklor üzerine yazdığımız her yazı elden ele dolaşmaya başladı. Okuyucularımızın bu merakı bizim için gerçek bir büyük hediye oldu ve küçük bir not defteri, zamanla geniş bir hikaye arşivine dönüştü. Bugün farklı kültürlerden, farklı çağlardan yüzlerce efsane ve söylenceyi bir araya topluyoruz.
Bugün mitoloji, efsaneler ve dünyanın dört bir yanından halk hikayelerini bir araya getiren geniş bir arşiviz — ama ruhumuz hiç değişmedi. Her yeni yazı, okuyucularımıza sunduğumuz küçük bir hediye kutusu gibi: içinde eski bir tanrı, unutulmuş bir kahraman ya da anlatılmayı bekleyen bir efsane saklı.
Her hikayeyi eski metinlere, akademik çevirilere ve güvenilir kaynaklara dayandırıyoruz. Örneğin Zeus hediyesi efsanesini anlatırken bile kökenine inmeden, uydurarak yazmayız.
İyi bir araştırma zaman ister. Her efsanenin kökenine inmek, farklı anlatımlarını karşılaştırmak günler alır — tıpkı atalarımızın bize bıraktığı bir başlangıç hediyesi gibi, biz de bu hikayeleri sabırla işliyoruz.
Bu sitenin büyükannenin sıcak mutfağı gibi hissettirmesini istiyoruz. İster mitolojiye yeni başlayan biri olun, ister yıllardır efsaneleri araştıran biri — burada kendinize ait bir köşe bulacaksınız.
Günümüz sabahın erken saatlerinde, güneş doğmadan başlar. Tozlu kitapların arasında kaybolmuş bir efsaneyi bulduğumuzda, önce kaynağını doğrularız, farklı kültürlerdeki versiyonlarını karşılaştırırız, sonra hikayeyi sadeleştirip bugünün okuyucusuna taşırız. Siteye girdiğinizde göreceğiniz o küçük not — Hediyen hazır — işte saatlerce süren bu sabah emeğinin özetidir. Her gün farklı bir efsaneyle uyanıyoruz ve onu sizinle paylaşana kadar dinlenmiyoruz.
Bu iş bazen yorucu, bazen tozlu ve hep meraklı bir iş — ama vazgeçilmez. Bir okuyucunun yıllardır merak ettiği bir efsaneyi nihayet anladığını, ya da çocukluğunda dinlediği bir masalın kökenini keşfettiğini öğrenmek, bütün o gece çalışmalarına değiyor. İşte bu yüzden her sabah yeniden, aynı heyecanla eski kitapların tozunu silkeliyoruz.

Mitolojiye ve folklora gönülden bağlı küçük bir ekibiz. Her birimiz kadim metinleri, antik sanat eserlerini ve unutulmaya yüz tutmuş söylenceleri araştırmayı seviyor; hangi efsanenin sizi büyüleyeceğini çoğu zaman önceden tahmin edebiliriz.
Herkesten önce ayakta, eski el yazmalarının bekçisi; sayfalar arasında kaybolmaktan en çok o mutlu olur.
Her sabah günün hikayesini seçip kaynaklarını titizlikle araştırır; antik heykellerin ardındaki efsanelerden Kelt folkloruna, Anadolu söylencelerinden Nors destanlarına kadar saatlerce söyleşi edebilir.

Yeni okurları sıcak bir 'hoş geldin' ile karşılar ve en sevdiğiniz efsaneyi hep hatırlar.
Rahatına bak, bir efsaneyi aç ve biraz kal; yeni okurlar için hazırladığımız Hediye kutusu'nu da kaçırma.